İletişim Hattı

0 256 351 30 06

Sosyal Medya

Tarihçe

SULTANHİSAR

Sultanhisar ilçesi Aydın İl Merkezi'nin doğusunda, Aydın / Denizli karayolu üzerinde, Aydın'a 30 km. uzaktadır. İlçe doğusunda Nazilli, batısında Köşk, güneyinde Yenipazar ve kuzeyinde Ödemiş ile çevrilidir.

Sultanhisar Antik dönemdeki Pelasg toprakları üzerinde kurulmuştur. Dünyanın önemli tören yerlerinden biri olan Nysa Antik Kenti, kent merkezine 3km. uzaklıkta olup, Sultanhisar Belediyesi'nin mücavir alanı içindedir. Kent içinden geçilerek Nysa Antik Kenti'nin tarihi M.Ö.3. yüzyıla uzanmaktadır.

Türkmenlerin (Horasanilerin) bu bölgeye gelişi 1200 yıllarına varmaktadır. Yöre 1270 - 1307 yılları arasında Menteşoğulları Beyliği'ne katılmıştır. Sultanhisar 1307 - 1390 yıllarında Aydınoğlu Beyliği, 1390 - 1922 yılları arasında Osmanlı Devleti'nin egemenliği altında kalmıştır.

Sultanhisar, Aydınoğlu Beyliği'nin kurucusu Mehmet Bey'in kız kardeşi Nilüfer Sultan için yaptırdığı hisardan adını almaktadır. Bu ilçe Nilüfer Sultan'ın eseri olduğundan dolayı “Sultanhisar” olarak adlandırılmıştır.

Antik Çağ'dan bu yana “Kral Yolu”, “İpek Yolu”, “Ulu Yol” gibi önemli ticaret yolları üzerinde bulunan Sultanhisar, sahip olduğu benzersiz iklimi, tabiat varlıkları yanısıra önemli bir kültür ve sanat merkezi olarak hep önemini korumuş bulunmaktadır.

Milli Mücadele döneminde Kuva-yı Milliye'nin önemli direniş merkezlerinden birisi olmuştur. Yörük Ali Efe'nin Sultanhisar Kavaklı Köyü'den oluşu; milli mücadelede bu ilçenin önemini daha da vurgulamaktadır. Bu nedenle Sultanhisar, milli mücadele döneminde karanlık günler yaşamış, işgal kuvvetleri tarafından yakılıp yıkılmış, insanları derin acılar ve zulüm çekmiştir.

SULTANHISAR

Thedistrict of Sultanhisar is located in the east of Aydin Province Center ,on the road to Denizli,Aydin and 30 km far away from Aydin.Sultanhisar is surrounded by Nazilli at the east,Kosk at the west,Yenipazar at the south,and Odemis at the North.

Sultanhisar was established on the Pelasgian region during theAncient period.The Nysa ancient city which was one of the mostimportant rituals of the world is 3 km far from the city center.It is in the contiguous area of Sultanhisar Municipality.You can reach passing through the city,and the history of the ancient city goes back 3 century BC.

The arrivals of Turkmen(Horosani) in this region was around 1200.This regionparticipated in the Beylik of Menteseogullari between 1270-1307.Sultanhisar was under the dominance of the Beylik of Aydınoglu between 1307 and 1390, Otoman Empire between 1390 and 1922.

The name of Sultanhisar comes from the fort which was build for Nilufer Sultan who was the sister of Mehmet Bey,the founder of Andinoglu Beylik.This district was named as Sultanhisar as it was the work of Nilufer Sultan.

Sultanhisar which was located on the major trade routes such as ‘Royal Road’,’Silk Road’,’Great Road’ since the Antiquity always maintained its importance not only as a major center of culture and art but also it has unique climate,natural assets.

During the National Struggle ,it was one of the major centers of National Forces. Yoruk Ali Efe was from the Kavakli Village ,it emphasizes the importance of the National Struggle in this district.For this reason,Sultanhisar had dark days during the Independence War,was burned and destroyed by the occupation forces ,the people had deep sorrow and persecution. 

YÖRÜK ALİ EFE VE MALGAÇ BASKINI

Ali Efe 1895 yılında Sultanhisar ilçesi Kavaklı Köyü'nde dünyaya gelmiştir. Babası Sarıtekeli Aşireti'nden İbrahim Oğlu Abdi, annesi yine Yörüklerin Atmaca Aşireti'nden Fatma'dır.

Yörük Ali Efe 19 yaşına geldiğinde Aydın Dağları'nda Alanyalı Molla Ahmet Efe'nin zeybeği olur. Kısa zamanda efesinin ve zeybeklerin güven ve sevgisini kazanarak çetede ikinci adam durumuna gelir. Alanyalı Molla Ahmet Efe'nin Bozdoğan Kavaklıdere baskınında ölümü üzerine “YörükAli Efe” adıyla grubun başına geçer. Dört yıldan fazla dağlarda dolaşan Yörük Ali Efe halk tarafından sevilir, sayılır, destek ve itibar görür. 1919 yılında, Yörük Ali Efe Aydın'ın Çine İlçesi'nde Kuva-yi Milliye’ye katılır ve Çine grubunun lideri olur. 16 Haziran 1919 tarihinde, 60 arkadaşıyla birlikte Sultanhisar İlçesi'ne 2 km. uzaklıkta bulunan Malgaç Demiryolu köprüsünü havaya uçurur ve köprü yanındaki düşman karargâhını imha eder, oradaki düşman kuvvetlerini etkisiz hale getirir. Bu baskın, Kuva-yı Milliye’nin adını duyuran, Milli Mücadele hareketini tetikleyen, düşmanın önemli bir kuvvetine karşı yapılan ilk örgütlü, teknik niteliği bulunan planlı bir baskındır. Düşmanı şaşırtır. Nazilli'ye düşman kuvvetlerinin trenle asker ve mühimmat sevkıyatını engeller. Yörük Ali Efe'nin ileride Milli Aydın Cephesi Kumandanı olmasını sağlar.

Bu baskın Ege bölgesinde düşmana karşı yapılan ilk örgütlü sivil saldırı harekâtı olmuştur. Malgaç Baskını'nın Batı Anadolu’da milli mücadele savaşının başlamasında öncü bir rolü ve önemi vardır.

YORUK ALI EFE AND MALGAC SURPRISE ATTACK

Ali Efe was born in Kavaklı Village in Sultanhisar in 1895. His father Abdi the son of Ibrahim, belonged to Sarıtekeli clan and mother Fatma to Atmaca clan, both of which were Yörük clans.

At the age of 19, he became the zeybek of Alanyalı Molla Ahmet Efe in Aydın mountains. He won the confidence and love as soon as possible in the group members and their leaderand the became the second man.After the death of Alanyalı Molla Ahmet Efe during the ambush in Bozdoğan Kavaklıdere ,he took the command of this group as the nme of Yörük Ali Efe.He lived more than 4 years in the mountains and peopleloved ,supported ,regarded him.In 1919 ,Yörük Ali Efe participated in the National Forces by organising in Çine district and became the Cine leader of the group.He and his 60 group membersblew away Malgaç Railway Bridge which was 2 km far away from Sultanhisar District on 16 th June ,1919 and destroyed the enemy headquarters next to the bridge and neutralized the enemy force.This surprise attack was the first organized opposition which announced the name of National Forces ,triggeredthemovement of National Struggle to the forces of enemy ,planned by important technical nature.It surprised the enemy.It prevented the train troops and munitions shipments of enemy forces to Nazilli.It ensured that Yoruk Ali Efe became the commander of Aydın National Front.

This sudden attack was the first organised civil offensive operation against the enemy in the Aegean Region.Malgaç Surprise Attack had a leading role and importance of the beginning of Independence Warin the Western Anatolia.

Atça Mahallesi

Konumu

Pamukkale, Söke, Selçuk, Efes, Kuşadası, Didim, Bodrum, Marmaris, Çeşme ve İzmir gibi bölgenin önemli turizm

ve ticaret merkezlerine yakın sayılabilecek bir mevkide bulunmaktadır. İzmir-Denizli Devlet Karayolu (D 320) ve Avrupa

E-yolları'ndan E87 üzerinde bulunan Atça; Nazilli'ye 8 km, Aydın il merkezinede yaklaşık 35 km uzaklıktadır.

Batısında Sultanhisar, doğusunda Nazilli, kuzeyinde Beydağ ve güneyinde Yenipazar ilçeleri ile çevrilidir.  

Köylerinden ara bağlantılarla doğrudan Ödemiş ve Tire'ye de ulaşmak mümkündür.

 

 

Paris'e benzerliği

Atça, 27 Mayıs 1919'da uğradığı Yunan işgali'nden 5 Eylül 1922'de kurtulduğunda mağlup Yunan Ordusu'nun kaçarken yakıp yıktığı virane bir görünümde iken Cumhuriyet'in ilanıyla tekrar büyümeye başlamıştır. Uzun zaman Avrupa'da kalan ve Fransa'da şehir planlamacılığı konusunda eğitim alan Abdi Bey hayran olduğu Paris'in Şanzelize (Fransızca: Champs-Élysées ) gibi ünlü caddelerinin birleştiği, ismi daha sonra Charles de Gaulle olacak olan Etoile Meydanı'nı örnek alarak Atça'yı yeniden imar etmek üzere Osmanlı'nın son döneminde ve cumhuriyetin ilk yıllarında belediye başkanlığı yapan Maşacızade Hafız Mehmet Efendi'nin  talebi üzerine görevlendirilmiştir.

Aynı meydanda bulunan Zafer Takı (Fransızca: Arc de Triomphe )'nın bulunduğu yere de Atça Parkı'nı yerleştirdi. Etoile Meydanı'na bağlanan 12 caddeye karşılık Atça'ya da 45° açı ile 8 simetrik ana cadde ve bunları dik kesen yüzlerce düzenli sokaklar yerleştirdi. Sekiz ana cadde (bunlar: Karakol Caddesi, Kurtuluş Caddesi, Abdi Bey Caddesi, Nazilli Caddesi, Kavaklar Caddesi, Jurnalı Caddesi, Batı Caddesi ve Atatürk Caddesi) kent merkezindeki Atça Parkı'nda birleştiği; çok katlı yapılaşmaya izin verilmeyen belde, daha çok bahçe içindeki müstakil evlerle donatıldı. Türkiye'de bu şekilde tasarlanmış ilk ve tek yerleşim birimidir.

Atça Parkı, Atça'nın merkezidir. Çapı 95 metre olan bir daire olup, 7084,625 m² lik alanı kaplar. Sekiz ana caddenin birleştiği bu nokta, Atçalıların dinlenme ve eğlenme yerlerinden biridir. İlk önceleri çocuk bahçesi, hayvanat bahçesi gibi bölümlerden oluşan parkta, bugün aile çay bahçesi, kafetarya ve çocuk parkı bulunmaktadır.

Caddelerin uzunluğu 500 metredir. Brüt alanı 58000 m²'dir. Atatürk Caddesi ve Karakol Caddesi parke ile kaplı, diğer bütün caddeler beton ve asfalt kaplamadır. 1979 yılı imar çalışmalarında ele alınan bir çevre yolu projesi tamamlanmıştır.

Ekonomisi

Atça'da halkın büyük bölümü çilek, pamuk, zeytin, incir, üzüm, narenciye, şeftali ve sebzecilik işleriyle süt ve besi hayvancılığı yaparak geçimini sağlamaktadır.

Atça Sanayi Sitesi'nde 107 adet dükkân bulunmaktadır. Bunun yanında ihracat yapan 1 adet Dişli fabrikası , 1 adet Tekstil (Brode) fabrikası, 4 adet zeytinyağı fabrikası, 3 adet narenciye mumlama fabrikası, 2 adet pamuk çırçırlama fabrikası, 1 adet kasa fabrikası, 1 adet deterjan fabrikası ve 1 adet su dolum tesisi  beldede istihdam yaratmaya çalışmaktadır.

Eğitim durumu

Atça'da okuma yazma oranı %97'dir. Bölgedeki ilk eğitim kurumu Yağdere köyünde 1923 yılında açılmıştır.  2007 yılında Adnan Menderes Üniversitesi'ne bağlı Atça Meslek Yüksekokulu'nun kurulması için protokol imzalanmış, inşaat tamamlanıp 2008-2009 eğitim-öğretim yılında açılmıştır. Yükseköğretim öğrencileri için de Atça Belediyesi tarafından erkek yurdu ve kız yurdu olmak üzere 2 adet yurt tahsis edilmiştir.

Eğitim kurumları

Beldede 1 adet anaokulu, 6 adet ilkokul, 2 adet ortaokul 1 adet endüstri meslek lisesi, 1 adet anadolu lisesi ve 1 adet meslek yüksekokulu bulunmaktadır. Atça'daki ilk ve orta dereceli okullarda yaklaşık olarak 140 adet öğretmen bulunmaktadır.

Okulöncesi

Atça Cumhuriyet Anaokulu

İlköğretim

Ali Sönmez İlkokulu

Atça Atatürk İlkokulu

Fahriye Dilerek İlkokulu

Uzunlar İlkokulu

İncealan İlkokulu

Demirhan İlkokulu

Hadıloğlu İbrahim Uzunırmak Ortaokulu

Ortaöğretim

Atça Anadolu Lisesi

Atça Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi

Yükseköğretim

Adnan Menderes Üniversitesi Atça Meslek Yüksekokulu

Romalılar Döneminde kurulan Atça'da belediye teşkilatı 1867 yılında kurulmuştur. Atça Belediyesi Ege Bölgesi'nin ilk belediyelerinden birisidir.

Kardeş kentleri

Macaristan Makó, Csongrád, Macaristan

atça çilek festivali ile ilgili görsel sonucu

Atça Çilekleri

Çilek üretimi, kalitesi, aroması ile Atça çilekleri Türkiye'nin en iyi çilekleri arasında gösterilmektedir.

Bu çilekler Türkiye`nin birçok yerine ulaşmakta ve yurtdışına da ihraç edilmektedir.

Uluslararası Atça Çilek Festivali

Her yıl mayıs ayında düzenlenen Uluslararası Atça Tarım, Çilek, Kültür ve Sanat Festivali'ne de pek çok turist gelmektedir.

Yurt dışından davet edilen öğrenciler de kendilerine özgü halk danslarınıyla Atça festivaline katılmaktadırlar.

Festivale her yıl ünlü sanatçılar ve devlet adamları da iştirak etmektedir. 2010 yılında onuncusu düzenlenmiştir.

 

Atçalı Kel Mehmet Efe Heykeli, Atça

Atçalı Kel Mehmet Efe

1829'da Kuyucak'ta başlayan Kel Memet'in önderliğindeki Aydın ayaklanması bir halk ihtilali özelliklerini taşır görünmektedir. Osmanlı İmparatorluğu'nun girdiği savaşların vergi yükünden bunalan halka bu vergiyi kaldırdığını ilan etmiş, mültezimlerin, voyvodaların ve zabitlerin halktan keyfi olarak topladıkları vergileri kaldırmıştır. Bunlarla da yetinmeyerek, ' vali-i vilayet, hademe-i devlet, Atçalı Kel Memet ' şeklinde imzaladığı fermanlarda hükümetten serbest ticaret ve tarımın korunmasını, kanunların değiştirilmesini, daha eşit kanunlar yapılmasını ve askerliğin yeni esaslara bağlanmasını istemiştir. Aydınlıların yanı sıra, Kütahya, Manisa, Burdur ve Denizli 'nin bazı kazaları, onun ileri sürdüğü fikirleri sevinçle karşılamış, ona kapılarını açmış ve kendilerine efendi yapmışlardır. İlk ayaklanmasında Aydın mütesellimi ve yanındaki adamlarıyla girdiği çatışmalar hariç, diğer kasabalarının hiç birisinde ona karşı silah atılmamıştır. Aksine, adamlarıyla birlikte bu kasabalara birer kurtarıcı gibi girmiştir. İdaresi altında bulunan yerlerde halkının malına, canına ve ırzına saygı gösterdi. Seyahat hürriyetine engel olmamıştır. Zulmü ve adaletsizliği ortadan kaldırmak, yeni bir düzen kurmak için çalışmıştır.

Savunduğu fikirlerin II. Mahmut 'un reformları ve sonrasındaki Tanzimat ilanı ile paralellikler arzettiği ileri sürülebilir. Öte yandan, Aydın İhtilali döneminin, Osmanlı İmparatorluğu'nun pek çok bölgesinde bir önder etrafında toplanarak yerel idareleşmeye (veya derebeylik kurmaya) yönelen hareketlerle eşzamanlı olduğu unutulmamalıdır. Boyut ve tarzları farklılıklar göstermekle birlikte, Manisa'da Karaosmanoğulları, Çukurova 'da Ramazanoğulları, Yanya 'da Tepedenli Ali Paşa, Tuna boyunda Pazvantoğlu, hatta Mısır 'da Kavalalı Mehmet Ali Paşa isyanları aynı dönemin hadiseleridir. Osmanlı Devleti, uğradığı kayıplara rağmen, bunların hepsini aşmıştır.

 

 

Salavatlı Mahallesi

Tarihi antik çağlara dayanmakta olan Salavatlı’ nın  kuruluşu 1730 yıllarında göçebe bir obanın kaplıcanın bulunduğu yerde su kaynağı olmasından dolayı buraya yerleşip günümüz Salavatlı’ sının temelini atmıştır. 

İlk ismini Kurucular olarak tespit etmişlerdir. Harbe ve askere gidenler köy meydanında toplanıp dualar ve salavatlar  ile uğurlandığından Kurucular olan köyün ismi Salavatlı olarak değiştirilmiştir. 120-200 rakımda bulunan Salavatlı, Aydın – Nazilli Karayolunun 25. km’ sinde bulunan Çiftekahveler Mevkisi’ nin 3 km kuzeyindedir. Bunun yanı sıra 5 km kuzeyinde Azaplı küme evleri de bir parçasıdır. Bu yerleşim biriminin ihtiyaçları da belediyemizce karşılanmaktadır.

Salavatlı’nın başlıca gelir ve geçim kaynakları başta tarım (incir, zeytin, çilek, narenciye ve pamuk) olmak üzere hayvancılık, esnaflıktır.

BAŞKAN NEREDE?

GEÇMİŞ BİLDİRİMLERİ GÖRÜNTÜLE

ONLİNE İŞLEMLER